GÖNÜL DUVARI YAŞAM UMUDU AĞLA GÖZLERİM

image

Photo By : Resim gönül sahibi Ahmet Nuray düşünce duygu yaşam sanatı umudu ağla gönül duvarı gözlerim.

Duygu Düşünce Sanatı: Mutlu tatiller, ben Nehir Sarışın, yazı dili grubu ortaokul talebesiyim. Space, art yorum makalesine başlamadan önce, insan sanatı asistan öğretmenlere ve admin arkadaşıma teşekkür ederim. Bu arada, seramik pedagoji başlıklarındaki space resimlerini aydınlık yazılarıyla haber başlığı yapan eğitimcilere şükranlarımı sunarım. Duygu düşünce sanatı takipçilere buradan el sallamayı isterim. Sevmek ağlamak öylesine ne kadar da basit, sıradan gibi görünen bir kelime değil mi? Hissedemezsem duyguları, bunun için sen söyle. Göründüğü kadar hakikat öyle değil. Gerçek şudur ki: İnsanoğlu hayatında bir kişiyi ancak sever. Doğru ya da belki yanlış kim karar verebilir ki bilemeyiz. Kişi duvarları bir kez daha kırar gider. Az veya da çok bitkisel yaşam döngüsü içinde hareketlerini kontrol etmeye çaba sarf eder durur.

Gönül Duvarı: İnsanın hayatında milyonlarca kez yaptığı hatalı davranış vardır. Bireyler altın yaşam boyunca milyonlarca kez pişmanlıkları yüzünden mahvolur, binlerce defa karamsar düşlerle harap olur. Yüzlerce kez kalbimden yara almak, gururumu tedavi etme şansımı yok etmek istedin. Ağla gözlerim sende benimle. Bu üzüntülü ağlamalı hal dediğimiz olgu insanlara komik gibi gelir elbette. Aynı duygu düşünce sanatı aşığı Shakespeare’in dediği söz gibi: "Yaralarla alay eder, yaralanmamış olan..." Ve sen de, beni zehirli dili kullanarak bağrımdan yaraladın sessizce. Bense sevemem dedim gözlerimle içimden, gizli dünyamda tutuldum kaldım karanlık köşelerde. Gönül vermek isterim ama duygu yaşam döngüsünde pişman olamam belki bir nebze. Bilmeden darbe almak istemedim herhalde, pişman da oldum hayal kırıklık içinde oldum düşlerimde. Ben gönül duvarlarımı kırmam dedim nedense. Yaşam sınırları hayallerim uğruna duygular aşılamaz bilen varsa söylesin yüksek sesle. Gönlümce kırılamaz sınırlarımı aştım geldim karşına hislerimi paylaştım seninle. Onlara ne oldu biliyor musun hiç geçmemiş aklına bile. İşte sen her şeyin sorumlusu oldun ama umurunda değil tahminimce. Eğitim umutlarımı kırdın çöpe attın hayallerimi çiğnediğinde. Ben bu duvarları senin için renkli düşlerle aşar geçerim mavi denizlerde. Engelleri sınırları aşmayı sağlamak için çalışır çabalarım ümitle.

Yaşam Umudu İçin: Haydi gel de çık işin içinden sen de, sessiz gemi kalkar bu limandan haberin olsun ağla gözlerim sessizce. Renk kaybına uğramış yüz hatların solmuş desene. Bitkisel çocuk gibi hissiz derin kuyudan su içmektense, uzay gemilerinin yelkeni olmak isterim elbette. Düştüm umut yolları hayalliyle, gerçek görüşlerin duygu dili olmak uğruna aldım kalemi elime. Bir varmış bir de yokmuş hikayesi gönül duvarı satır araları dilinde gün gelir umutlu düşünceler dolar, rüzgarın ağlamalı sesi aşılamaz dağların ötesinde. Peki, söylesene, yaşam umudu için sen ne yaptın deyiver hele. Tabii ki kırdın attın mahvettin mavi düşlerimi her yerde. Ama sen zalim egonu değil de, benim görsel kalbimi kırdın düşlerimde. Yazı dili ile olsa bile, güzel haber duymayı kim istemez deme sakın, duygularla oynama gözlerimi ateşe atmamalısın. Bir rüya gördüm dün gece, bırak beni uyuyan güzel uyanmasın. Oysa sen hala kendi karanlık dünya içindeki duygu düşünce sanatında yalnızsın. Ben mi yoksa sen mi bu yanlışlıktan uyanıp olan biteni anlamalısın. Ağlayan gözlerimin yaşam feri gitmiş, ağlamaktan yorgun düşmüş kim ola ki sen söyle ben bileyim. Parçalanan dünyamı kendine hayat geçit kapısı yaptın. Tebrik ediyorum seni desem bana yazık olacak umurunda mısın? Zamanda silinip giden duygularıma belki sahip çıkarsın. Gökkuşağı sevgimi kaybettin ama sayende kendimi kazandım hatırlar mısın?

Ağla Gözlerim Sen De: Ben senin çocuk gibi yanlış tavırların yüzünden çok şey öğrendiğimi algıladım. Mesela biliyor musun, ben ağlayınca yüzüm param parça kızarıyormuş umurunda mısın? Çok fazla ağlarsam yaşam umudu için titriyor muşum biliyor musun? Bir süre nefesimi tutarsam ağlamam bitiyormuş mesela sen görüyor musun? Senin bana kattığın her şey ama her duygu tavan yapıyor nedense. Ağlar gözlerim gönül duvarına sen de, hıçkırık yaşları İçime kapanıp duygu düşünce sanatım, mutsuzluğumdan ortaya çıkmış dediler demesine de. Ama ben aile bağlarından asıl neyi öğrendim biliyor musun haydi söyle. Kazandığımı düşündükçe kaybediyor muşum sessiz gemilerin misali her şeyi dediler demesine de. Göğsümden yaralanıyor muşum, renkli ruhuma vurduğun son darbeyi sen de görsene. Sızlayan yüreğime kurşunla kırmızı ok saplıyor muşum da farkında değilmişim yine de. Bana gülümseyip, baktığın her an hayat çemberinde yaralanıyor muşum bilmeden anlattığım her hikayede. Ve her an yaşam umudu için seni sevdiğimden ölüyormuşum da kimsenin umurunda olmuyormuş söylüyorum bil diye. Varsa yoksa hep sen süsledin yaşamsal duygulu gözlerimdeki hayallerimi, bütün olumsuzluklara rağmen yazık değil mi bunu hissedemeyen yüreklere.

Yorumu gönderen kişi: Yazı dili grubu ortaokul öğrencisi düşünce sanatı takipçisi Nehir Sarışın yazıyı kaleme aldı.
Haber bilgi sanatı derlemesi yapan: İnsan sanatı, space öğretmeni Ahmet Nuray ve uluslararası yaşam asistanları adına hayat dili admin çalışanı.

Paylaşım Yorumları (1)

Yorum Yaz

İlişkili Gönderiler